Omokta köyü-Pokut-Çamlıhemşin (27-29 Haziran)


Sabah Goboca’da uyanıp Hasan’ın dedesi İbrahim Besler’in köyü Omokta’ya hareket ediyoruz. Gitmeden önce bir çok kişinin Omokta’yı Çamlıhemşin’in en güzel köylerinden biri olarak tanımlaması bizi mutlu ediyor. _DSC9362

Omokta’da ilk durağımız eski CHP’li bakanlardan İbrahim Tez’in ailesine ait 1905 yapımı ev. _DSC9261 _DSC9256

Hemen arkasından köyün muhtarı Şefik Aras ve sevgili eşi Sündüz Hanım bizi misafir ediyor. Çaylarını içiyor ve ballarını tadıyoruz._DSC9294 _DSC9302 _DSC9326

_DSC9354

Köyün sonunda Osman Müftüoğlu ve ailesini 1895 yapımı ahşap konaklarında ziyaret ediyoruz. İki hayatı, aynı anda 30 kişinin yaşayabildiği 10 odası, ayrı girişleri olan yeni gelin ve misafir bölümleri ve geniş mutfağı ile ince bir düşüncenin ürünü olduğu belli olan bu konakta Osman Bey ve kızı Zeliha Hanım bizi misafir ediyorlar. _DSC9405 _DSC9388 _DSC9396 _DSC9385 _DSC9374

_DSC9372

Daha sonra İbrahim Dede’nin doğduğu eve geçiyoruz. Bizi burada yılın 8 ayı yaşayan akrabalarımız Harbiye ve Zekiye  teyzeler karşılayıp misafir ediyor. Evin duvarında İbrahim dede ve kardeşi İshak dedenin fotoğraflarını görünce oldukça duygulanıyoruz. _DSC9442 _DSC9409 _DSC9422 _DSC9424 _DSC9413 100 yıllık bu evin mutfak bölümünde ev kadar eski olan ve rehberimiz Uğur Biryol’dan öğrendiğimiz kadarıyla tüm Çamlıhemşin’de artık sadece 7-8 evin mutfağında pilitalı (kuzine) bir ocak sistemi bulunuyor. Kuzine kısmında yakılan odunlarla fırın kısmında yemek pişirilebilen, aynı zamanda da ayrı bir bölmesinde su kaynatılabilen ateş tuğlasından yapılma bir sistem bu. _DSC9418

Omokta’dan sonra Çinçiva Kahvesi’nde öğle yemeği molası veriyoruz.  Engelli girişinin düşünülmüş olması bizi etkiliyor. _DSC9452 _DSC9449 _DSC9471 _DSC9483

_DSC9496

Burada bizi bir de hoş sürpriz bekliyor. HES’lere karşı savaşan, fırtına vadisinin bozulmasını canla başla önlemeye çalışan “Vatandaş Mustafa” ile tanışıyoruz. _DSC9491

Geceyi geçireceğimiz Pokut Yaylası’na doğru yola çıkıyoruz. Sal Yaylası’nda araçtan inip sislerin içerisinden yürüyerek Pokut’a doğru geçiyoruz. _DSC9570 _DSC9561 _DSC9505 _DSC9515 _DSC0034 _DSC0027 _DSC9727

_DSC9886

Pokut’ta Plato’da Mola adlı 200 yıllık bir yayla evinde konaklıyoruz. Yasemin hanım ve babası Ahmet Bey, bu aile yadigarını onarıp Pokut Yaylası’nda konaklanabilecek çok güzel bir mekan yaratmışlar. 5 yıl önce açtıkları işletmelerinde bugün de misafirlerini ilk günkü heyecanları ile ağırladıklarını görebiliyorsunuz. _DSC9597 _DSC0195 _DSC9754

_DSC9921

Akşam yemeği öncesi Eynetap Düzü’ne çıkıyoruz. Bizi bulutlar ve sisin yarattığı muhteşem ışık oyunları bekliyor. _DSC9641 _DSC9644 _DSC9646 _DSC9650 _DSC9658 _DSC9659 _DSC9670

_DSC9708

Transferimizi sağlayan sevgili Erdem Akın’dan bir de güzel türkü öğreniyoruz: “Eynetap Düzünden Amlakit yaylasına baktın mı? Beni yaktığın gibi başkasını da yaktın mı?”_DSC0092

Ertesi sabah güneşin doğuşunu seyredebilmek için 04:30’da uyanıp şahane bir ışıkta tekrar aşık olarak izliyoruz yayladan manzarayı.

_DSC0235

_DSC0277

Kahvaltı sonrasında Pokut yaylası civarında uzun bir yürüyüş yapıyoruz.

_DSC9767 _DSC9870 _DSC9844

Pokut ve Sal yaylalarının düzeni dikkat çekici. Yayla sakinleri o kadar bilinçli ki, üç kat masraf göze alınarak elektrik tellerle değil yer altından yaylayaya ve evlere ulaştırılmış. Ancak tıpkı Ayder’de olduğu gibi burada da yayla evlerinin içine kadar yol yapılmak istenmesi endişe verici. _DSC9850 _DSC9959 _DSC9964

Akşam günbatımını yakalamak için sisin açılmasını bekliyoruz. IMG_2814

Fotoğraf makinelerimiz hazır ama sis açılmıyor; Erdem ile Matos Mithat’ın muzipliği tutuyor. IMG_2721 _DSC0101 _DSC0111 IMG_2767

İkinci geceyi de Plato’da Mola’da geçirip sabah erkenden Çamlıhemşin’e dönüyoruz. Plato’da Mola’nın sahibi Ahmet Bey bizi uğurluyor.

_DSC0362

Fırtına Vadisi’ndeki son günümüzde ise Üsküt mahallesi, Mollaveys köyü, Çinçiva köyü, Koboş ve Küşüve’yi dolaşıyoruz. _DSC0415 _DSC0510

_DSC0484

_DSC0431

_DSC0469_DSC0449

Fırtına vadisi gezimizde transferlerimizi sağlayan sevgili Erdem Akın ve rehberimiz sevgili Uğur Biryol’la vedalaşıyor ve İstanbul’a dönüyoruz. Seyahat boyunca en çok Kalan Müzik’in çıkardığı yeni albümü Karadeniz’e Kalan’ı dinledik. En beğendiğimiz türkünün (Yaşar Kurt – Samistal Yaylası) videosuyla bu yazıyı bitirmek istedik. Umarız siz de beğenirsiniz.

 

Fotoğraflar (27-29 Haziran): Hasan Kuş ve Erdem Akın

Erdem Akın GSM: 0535 8529979; Uğur Biryol email: ubiryol@gmail.com

Uğur Biryol eserleri: Kaçkarlar’da Bulut Olsam       Karardı Karadeniz      Gurbet Pastası

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s